hayatın anlamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatın anlamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2010 Cuma

a = x + y+ z

Ne zaman nerden bulduğumu hatırlamadığım, ama unutmamak için bir kağıda yazıp ofisteki masamın üzerinde tuttuğum bir formüldür kendisi.
Formülü bulan Einstein olduğu içindir ki, basit gözükse de aslında kanıtlanması ve de günlük hayatta uygulaması zordur.
Anlamına gelince;

a: Başarı
x: Çalışma
y: Eğlenme
z: Ağzını kapalı tutma

Günümüzde hala iş dünyasında "iş - özel hayat dengesi" konuşuladursun, Einsteincım uzun süre önce olayı çözmüş bitirmiş, formül halinde bizlerle paylaşmış.
Ben de ömrüm boyunca eğlenmenin de en az çalışmak kadar gerekli olduğunu (tabi eğlence anlayışınız burada önemli bir husus!) savunmuşumdur. Sınavım ya da işim olsa bile gezmemden ya da hobilerimde ödün vermemişimdir. Benim teorim şudur: "Zaten dolu olan bir kovayı dolduramazsınız. Yeniden doldurmak için önce kovayı boşaltmalısınız!". Çok mantıklı değil mi? Hatta şu ana kadar ettiğim en mantıklı söz de olabilir :0)))
Einsteincığım da benimle aynı şeyi düşünmüş olacak ki, çalışmanın yanına eğlenmeyi de eklemiş. Benim düşünemediğim ve kesinlikle uymam gereken "ağzını kapalı tutma" hususunu da unutmamış. Aramızdaki temel fark da sanırım bu noktada kendini belli ediyor. :0)))
Hani sınav öncesi konuyu arkadaşına anlatırsın da, sonra o sınavda soruyu yapar, sen yapamazsın... Ya da üzerinde çalıştığın bir şeyi anlatırsın, anlatırsın, sonra o konudaki hevesin biter, ya da yolundan saparsın... Bunu engellemek için bazı şeyleri içerde yaşamalı, bazı ayrıntıları kendine saklamalı insan.
Günün kıssadan hissesi budur! Herkese güssseeeel haftasonları dilerim... ;0)

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Hayat...

Şu günlerde haklı olarak biraz depresifim... hayatının anlamının ne olduğunu bulmaya, bunun yanısıra ölümü anlamdırmaya çalışıyorum...
Eğer bir sonuca ulaşabilirsem buradan size de anlatırım. Kafamda dolanan bazı düşünceler var, ama şu an tam anlamıyla toparlayamıyorum.
Bunları düşünürken biir yandan kendimi, diğer yandan ailemi ve arkadaşlarımı teselli etmeye çalışıyorum. Kendimizi birarada tutmaya çalışsak da uluorta basan gözyaşlarımıza henüz hakim olamıyoruz.

Ve en kötüsü de, Ertuğ'un bize hep söylemesine rağmen, maalesef biz ne Ertuğ'a, ne de Tanrı'ya "Bana bunlarla gelme!" diyemiyoruz!